İkiyken üç, üçken dört olmaya hazırlık süreci olarak geleceğin ebeveynleri için gebelik

​​

Her Şeyden Önce Düş ve Bağ Vardı...​​
Gebelik özel bir süreçtir; doğal yolla başlayan gebeliklerde bir bireyin hayatının anne rahmine düşmesiyle başladığı kesin olsa da bir bebeğe gebe kalan kadın için geleceğin bebeğinin yaşamı hem iki ebeveynin hayalinde, hem de eşiyle olan gerek cinsel gerek duygusal ilişkisinde başlar. Bu bağlamda her şanslı bireyi hayata bağlayan düşlem ve ebeveynlerinin arasındaki bağdır diyebiliriz.​
Bu alanda çalışmalarıyla tanınan analist Missonier bu duruma « psikolojik yuva yapma » adını vermiştir. Bir bebek, annesinin rahminde « yuva yaptığı » kadar onu bekleyen çiftin psikolojisinde de yuva yapar. Başka bir deyişle geleceğin ebevenleri bir bireye hem psikolojik, hem de fiziksel olarak gebedirler.​

 

Gebelik Süreci
 
Bir çift, bebek beklerken çocukluklarından beri bastırdıkları, farkında olmadıkları çocuğun doğumu ve anne-baba olmakla ilgili düşünceler, duygular, anılar ve semboller canlanır. Kendi aile hikayelerinin içerisinde bu bebeğin aldığı konum sorgulanır. Bebeğin kusursuz olacağının hayali kurulabilir. Gerek gebelik süresince kendi karnının, gerek doğumundan sonra bebeğin başına gelebilecek olaylardan ya da doğumdan korkulabilir. Bundan dolayı Bibring bu döneme « olgunlaşma krizi » demiştir.
Doğum ve Sonrası
Gün gelir ve bebek doğar. Birçok kadının bedeninde deneyimlediği ve tamlık olarak ifade ettiği histen ve kurduğu hayallerinden doğumla beraber kopan yeni anne, karmaşık duygular yaşayabilir.
Bebeğin ilk iki ay boyunca etrafıyla iletişiminin sınırlı olması, yeni annenin ağlamaya anlam vermesinin ve bunu dindirmesinin kimi zaman kolay olmaması yetersizlik hissine yer verebilir. Bu dönemde çevreden gelen « yeterince besledin mi, baktın mı, vb... » gibi soruların yetersizlik hissini desteklemesi, geniş ailedeki hareketlenme, hormonların da doğumla beraber nispeten azalması, kendi bedeninin değişiklikleri ile birleşince doğum kadın için zor bir dönem teşkil edebilir. Kendi anne olma kapasitesini sorgulatabilir.
Çiftin yaşadığı yukarıda tanımladığımız duygu ve düşünce süreçlerinin bilinçdışı uzantılarının da canlandığı bu süreç  hareketli bir süreçtir. Her on doğumdan birinde görüldüğü gibi birey için depresyonun başlangıcı da olabilir.
Gebelikte Bireysel Danışmanlık Süreci
Bireyin bilinçdışı akışı hızlanmakta ve farkında olmadan bastırdığı birçok düşünce ve duygu geri gelmektedir. Düşler yoğundur. Bu dönemde başlayabilecek olan bir terapi, bireyin bu düşlerin anlamını kavramasını, kendi ebeveynleriyle, ailesiyle ve eşiyle olan ilişkisini gözden geçirerek kuvvetlendirmesini ve bedenine yaklaşımını derinden incelemesini sağlayacaktır.
Tüm bu nedenlerden ötürü Bibring'in olgunlaşma krizi olarak tanımladığı bu ebeveynliğe hazırlık süreci terapiye çok uygun ve elverişli bir süreçtir. Zenginleştirici ve yapıcı bu terapötik süreç hem ebeveynlerin hem de geleceğin yetişkini bugünün bebeğinin hayatında bir dönüm noktası olur. Doğum süresince ve sonrasında gelebilecek olan birçok zor sürecin çoğu durumda önüne geçer ya da daha hafif yaşanmasını sağlar.

Psikolog Dr. Pınar Arslantürk

Mira Psikoloji & Psikoterapi Merkezi

Valikonağı Caddesi, Akkavak Sokak,

Dilek Apt.  Daire:5, Kat: 3, Teşvikiye/İstanbul 

pinar.arslanturk@mirapsikoterapi.com

Tel : +90.212.999.56.23

        +90.533.563.30.61

  • Black Facebook Icon